‘BERGÜZAR’I UTANÇ İÇİNDE İZLEDİM’
22 Temmuz 2009 Yazan Beyaz ShowHOLLYWOOD ÜNLÜLERİYLE YAPTIÄžI ARKADAÅžLIKLARLA BASININ İLGİSİNİ ÇEKEN DİDEM EROL; BEYAZ SHOW’DA, JOSH HOLLOWAY’E ‘SİZE DOKUNABİLİR MİYİM?’ DİYEN BERGÜZAR KOREL’İ UTANÇLA İZLEDİĞİNİ SÖYLÜYOR..
Didem Erol bazılarının sevdiÄŸi, bazılarının da antipatik bulduÄŸu bir isim. Oliver Stone’un arkadaşı, Quentin Tarantino’nun da bir dönem sevgilisi olan Erol, Cosmopolitan dergisinden Özge Zeki’yle yaptığı röportajda, ‘Ben yaÅŸadığımı bilirim, kimseyi de inandırmak zorunda deÄŸilim’ diyor. İşte Erol’un aÄŸzından yaÅŸadıkları…
* Quentin Tarantino gayet mütevazı biri. 2007 yılında Cannes Film Festivali’nde tanışmıştık. Yaz aÅŸkı gibi baÅŸladı.
* Åžu an Tarantino yeni bir film çekmeye hazırlanıyor. Brad Pitt ve Diane Kruger ile beraber ‘Inglorious Bastards’ adlı film için çalışmaya baÅŸlamışlardı. Biz beraberken yazıyordu senaryoyu ve aylarca kendini bir odaya kapatıp, senaryo yazmaya ayırdı zamanını. Ben biraz kırıldım ama sonradan öğrendim tabii, bu onun tarzıymış. Kendisini dünyadan soyutluyormuÅŸ. Ama tabii arkadaÅŸ kaldık sonunda. O, iÅŸleri konusunda çok hırslı biri. Ben, sevgisini ve ilgisini gösteren erkeklerden hoÅŸlanıyorum.
* Quentin’le beraberken kendinizi prenses gibi hissedersiniz. Olmadığı zamanlarda da gözden uzak, gönülden ırak olur misali unutan bir insan. Konsantrasyonunu saÄŸlayamıyor, dikkati çok çabuk dağılıyor. Benim gibi hiperaktif. Ama ben tabii sevdiklerime biraz daha düşkünüm. O, daha bağımsız biri.
* Filmlerinde vahÅŸet iÅŸlediÄŸi için Quentin’in biraz gergin biri olacağını düşünüyordum. Bunu ona söyleyince de kızmıştı, ‘Ben gerçekleri anlatıyorum’ demiÅŸti. Kadınlara karşı sert olabileceÄŸini düşünüyorsunuz ama tam tersi hayatımda bu kadar beyefendi ve sevgilisine saygılı bir adamla daha birlikte olmadım. Hakikaten davranışlarını kasete alıp, Türkiye’de ders niyetine izletmek isterdim adamlara…
* Daha önce Sizemore ile beraberdim. ‘Er Ryan’ı Kurtarmak’taki rolüyle Oscar’a adaydı çıktığımız sene. Altı ay filan çıkmıştık. Ben de Los Angeles’daydım o sıralarda. Altın Küre ödüllerine beraber gitmiÅŸtik.
* 1975 yılında Sidney’de doÄŸdum. Ben doÄŸmadan önce gitmiÅŸ ailem. Genetik mühendisi olmak istiyordum. Okulu her sene birincilikle bitiren inek bir öğrenciydim. 15 yaşımda tiyatroya, altı yaşımda baleye baÅŸladım. Okulumun jimnastik takımındaydım. Zaten aynı yaÅŸlarda piyano da çalıyordum.
* 18 yaşına kadar üç kere gelmiÅŸtim Türkiye’ye. Türkçe anlayabiliyordum ama konuÅŸmam çok kötüydü. Türkçe’yi Türkiye’de öğrendim. Yüzde 80 Avustralyalı’yım diyebilirim.
* Tiyatroya dansçı olarak baÅŸladım. Türkiye’de ilk iÅŸim İngilizce haber spikerliÄŸiydi. Türkçem azdı, televizyonda İngilizce sunulan haberler gördüm ve baÅŸvurdum. Türkiye’deki yabancılara yönelik hazırlanan İngilizce haberleri sundum.
* Bir süre sonra Türkçe dersi aldım ve Türkçe sunuculuÄŸa baÅŸladım. Derken bir film yapımcısıyla tanıştım ve Türk-Fransız ortak yapımı ‘The Donor’ adlı filmde David Carredine ile beraber rol aldım. 2000 yılında da Türkiye’den ayrılıp Los Angeles’a gittim. Bu benim hayalimdi.
* Cannes Film Festivali’ne sadece filmi olanlar gitmiyor. Ben bugüne kadar aldığım bütün iÅŸleri festivallerde tanıdığım insanlar sayesinde aldım. Bir iÅŸ alma yeri orası.
* Ben ilk 2000 yılında ‘The Donor’ filmiyle gittim ve çok ilgi gördüm, çok kiÅŸiyle tanıştım. Oliver Stone ile de orada tanıştım. Los Angeles’ta ÅŸansımı denemeye karar verdim ve 2000 yılında Los Angeles’a gittim. Orada bütün oyuncular gibi garsonluk yaptım.
*Bergüzar, Türkiye’de çok tanınan biri. Ben de 12 yıldır bu camiadayım ama o, çok iyi bir dizide rol alması nedeniyle insanlar tarafından çok daha iyi bir star olarak algılanıyor. Bir diziyle star olmuÅŸ sonuçta. Bergüzar Korel Türkiye’nin starı olarak Beyaz’ın programına katıldı ve Josh Holloway gibi bir insana ‘Size dokunabilir miyim? Vallahi, bir arkadaşım için’ dedi. Ben bunu utanç içinde izledim. Ama halk tarafından, o benden daha iyi bir star olarak görülüyor. Benim Oliver ile ne hikayelerim var, demek ki benim Amerika’da yaÅŸadıklarımı Bergüzar Korel yaÅŸasa bayağı heyecanlanacaktı. Onun için algıda problem oluyor. Kompleks olarak da nitelendirebiliriz bunu.
